Kalp
Çocuğunun Canlanışı
Kitapta, her
zaman her kesimden herkese hitap eden ayetler vardır. Bazıları, emir bazıları
da tavsiye niteliğindedir. Anlatılmak istenen bazen hikâyelerle anlatılır.
Bireysel gelişim toplumsal olaylarla zenginleştirilir. Tüm hitap, bireysel olsa
da toplumsal olarak da ele alınır. Çünkü bireysel nefsanî gazap ve şehvet
güçleri toplumsal düzeyde uygulanır. Örneğin, gazap kuvvetleri, bu konuda
işbirliği yapan bireyler bir araya geleceği için, gazap mahallesi olarak adlandırılabilir.
Bilge kişiler de hakikatleri hikâyelerle anlatır.
Bir hikâyeye
göre, “Zengin yaşlının genç oğlu, mirasına göz koyan, amca ve oğullarınca
öldürülür. Kimin tarafından öldürüldüğü anlaşılmasın diye de yol kenarına
atılır. Katilin belirlenmesi için bir bakara boğazlanıp, kuyruğu veya dili gibi
bir parçasıyla öldürülene vurulması emredilir.” Bu olayda boğazlanan, ilim ve hikmet açısından
zengin olan ruhun oğlu olan kalptir. Katiller ise amca olan hayvani nefis ve onun
oğulları şehvet ve gazap kuvvetleridir. Kalbin mirası olan hikmet ve ilme sahip
olma amacıyla, kalbin hayatı olan hakiki aşkı ortadan kaldırıp, kalbi,
hayatından, hakiki aşkı yaşamaktan, men ederler.
Rivayete göre hurma
ağacı, Âdem’in toprağının kalanından yaratılmıştır. Bu nedenle Âdemin kalan
toprağı, Âdemin erkek kardeşidir. Erkek kardeşinin bir kızı, nebati nefis, bir
de oğlu, hayvani nefis, vardır. Böylece, nebatî nefis, insanî nefsin halası, hayvanî
nefis de amcasıdır. Ruh ile nefis kardeştir, her ikisi de kutsal ruh denilen
faal akıldan feyizlerini, idraklerini alır. Ruhun mirası, hikmet ve aklın
anlayacağı ilmin idrakidir. Kalbi, bu mirastan mahrum edip kendi akrabalarına
kalmasını sağlamak üzere, şehvet ve gazap kuvvetleri, kalbi katlettiler ve
cesedini ruhani güçler ile tabii güçler mahalleleri arasındaki yol üstüne
attılar. Şehvet ve gazap kuvvetleri fesattır, kendi aralarında da anlaşamaz,
daima iyi işleri kendilerinin kötü işleri diğerlerinin yaptıklarını iddia
ederler. Ancak kalbe karşı işbirliği yaparlar. Kalbin istila edilip
katledildiği bilinir ve onun hayat nuru daima ihraç ve izhar edilir. “Kalbin
hayat bulup katili ihbar etmesi için bakaranın kuyruğu veya dili ile vurunuz”
dendi.
Nefsi,
bakarayı, öldürüp kuyruğun vurulması, dokunma duyusu dâhil dış duyuların ilk
hallerine dönüştürülmesidir. Bitkisel nefse bağlantısı bulunan ve en evvel ve
en ahir yönünü sürekli baki kılmak için, beş duyunun, evvelki haline
dönüştürülüp bırakılmasıdır. Tüm duyular faal halde kalır ama nefis öldüğü için
ölmeden önce algılanan zanların değil artık yine hakkın algılanması beklenir.
Dış duyular nefsin kuyruğudur. Lisanıyla, diliyle vurulması, nefsin ahlak ve
kuvvetlerinin tadili ile lisanının yani fikrinin baki kılınmasıdır. Düşüncenin
baki kılınması iki şekilde olabilir. Birinci yol tasavvuf yolunda olduğu gibi
riyazetle yani kanaat ederek şehvet ve gazabı öldürmektir. Bu yol cani, azgın,
azmış nefisler için daha iyidir. Diğer yol ahlakın tadil edilerek tahsil etme
yoludur, bu yol yumuşak ve zayıf nefisler içindir. Bakaranın parçası maktule
vuruldu ve maktul şah damarından kanlar akarak kalktı, dirildi ve katilini
haber verdi. Yani kalp çocuğu hakiki hayatla dirildi. Ama bedene bağlılığı
nedeniyle, bedensel kirliliğin üzerinde olduğunun, katilin eserinin üzerinde
olduğunun, idrakindedir. Kalp, bedensel kuvvetlerin, kendi idrakine engel
olacağını ve nurunu perdeleyeceğini biliyordu. Sizin akıl erdirmeniz ve anlayabilmeniz
için, cehil ölüsü yani henüz idrakten yoksun kalp, ilim ve hakiki hayatla ihya
edilir, diriltilir. (2.72,73)
Yaşar Nuri Öztürk:
Bakara 72. Siz bir adam öldürmüştünüz de onunla ilgili olarak çekişip
duruyordunuz. Oysaki Allah, sizin sakladıklarınızı ortaya çıkaracaktı.
73. Şöyle
dedik: "Kesilen ineğin bir parçasıyla öldürülen adama vurun." İşte
böyle diriltir Allah ölüleri. Size ayetlerini gösteriyor ki, aklınızı işletebilesiniz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder